Eğitim Röportaj

Öğrenci Gözünden 15 Temmuz Sürecinde Kapatılan Üniversiteler

yazan BM Dergi

BM Dergi: Merhaba, sizi tanıyabilir miyiz?

BG: 22 yaşındayım. İzmir, Konak doğumluyum. İlk ve ortaöğretim eğitimimi Karşıyaka’da tamamladım. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra 23 Temmuz 2016 günü yayınlanan 667 sayılı KHK ile kapatılan İzmir Gediz Üniversitesi’nde bilgisayar mühendisliği okuyordum.

YG: Merhaba, yeni mezun bilgisayar mühendisiyim 15 Temmuz olaylarından sonra kapatılan 15 vakıf üniversitesinden birinde okuyordum. Kapatılan üniversiteme DGS (Dikey Geçiş Sınavı) ile kayıt olmuştum.

BM Dergi: Üniversiteniz kapatıldığında eğitiminizin hangi aşamasındaydınız?
BG: 2. yılımı tamamlamıştım ve zorunlu yaz stajımı yapmaya hazırlanıyordum. 25 Temmuz’da staja başlayacaktım ancak 23 Temmuz’da okulum kapatıldı. Bu nedenle stajım da iptal oldu.
YG: 4. yılımda yaz okulundaydım. 14 gün sonra yapılacak olan final sınavına girip mezun olacaktım. Vize sınavlarımı başarılı şekilde tamamlayıp proje ödevlerimi teslim etmiştim. 14 gün sonra mezun oluyorum diye düşünüp iş bakmaya başlamıştım. Ne yazık ki düşündüğüm gibi olmadı.

BM Dergi: Eğitimine devam etmek aşamasında hangi problemler ile karşılaştınız?

BG: YÖK’ten bir açıklama bekliyorduk. Yaklaşık 1 hafta sonra YÖK tarafından bir kararname yayınlandı ve benim okuduğum üniversitenin garantör üniversitesi olan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesine devredildiğini öğrendim. Kâtip Çelebi Üniversitesi ise henüz kendilerinin de bilgisi olmadığını YÖK’ten gelecek kararı beklediklerini belirttiler ayrıca üniversitede benim okuduğum bölüm bulunmuyordu. Bu karışıklıkların ardından YÖK yeni bir kararname daha yayınladı ve kapanan üniversitelerin öğrencilerinin not ortalamaları ile istedikleri üniversiteye başvurabileceklerini, üniversitenin de kabul etmesi durumunda eğitime orada devam edebileceklerini açıkladı. Bu kararın ardından mağdurların tepkisi üzerine bir kararname daha yayınlandı ve öğrencilerin okula girdikleri yılın yerleştirme puanlarına göre tercih yapacakları ve ÖSYM’nin bu tercihleri dikkate alarak yerleştirme yapacağı açıklandı.

Bu sırada birçok öğrenci de yatay geçiş yapmak için üniversitelere başvuruyordu. Ancak bu süreçte de öğrencilerin kendi istekleri ile bir vakıf üniversitesine yatay geçiş yapmaları durumunda burslarını kaybedecekleri ve vakıf üniversitesinin belirlediği yıllık ücretin tamamını ödemeleri gerektiği açıklandı. Yatay geçiş evraklarının garantör üniversiteden alınması sırasında da birçok sorunla karşılaştık. Ben de evraklarımı 3 haftada ancak alabildim.

Ayrıca ara sınıflardaki öğrencilerin mezun olduklarında diplomalarında kapatılan üniversiteden geldiklerine dair bir ibare olacağı söylendi. Bu durum birçok öğrenci tarafından tepki ile karşılandı ve bazı milletvekillerinin de araya girmesiyle çözüme kavuştu.

Ardından Eylül ayı sonlarına doğru ÖSYM tarafından tercihler ilan edildi ve birçok öğrenci daha fazla mağdur edilmeden tercih yaptıkları üniversitelere yerleşti böylece eğitimin başlamasından 2-3 hafta sonra biz de derslerimize başladık.
YG: Aylarca evde beklemek zorunda kaldım. Bu süreçte YÖK’ün sitesindeki duyuruları takip ediyordum. Bir duyuru diğer duyuruyu tutmuyordu ve sürekli yeni güncellemeler yapılıyordu. Tüm hayatımız duyuruları takip etmekle geçiyordu. Bu süreç 3 ay sürdü.

Hazırlıkla birlikte 5 yıllık emeğim ardından tekrar üniversite tercih kılavuzundan okula kayıt olduğum senenin puanlarına göre tercih yapmak zorunda bırakılmıştım. 14 gün sonra mezun olacakken üniversite araştırmak zorundaydım. Bu duruma düşmek çok ağır geldi. Okullar açıldıktan 2 ay sonra Ekim 2016 sonlarına doğru yeni okuluma kayıt yapabildim. Danışman hocamla birlikte ders muafiyet işlemleri yaptık. Bu süreç çok karmaşıktı. Alan dışı ve fazladan dersler almak zorunda kaldım. Akademisyenler de bizim işlemlerimizi yapabilmek için memur gibi çalıştılar.

Benim son birkaç dersim olduğu için yeni okulumda çok fazla adaptasyon sorunu yaşamadım. Son sınıfa geçenler ve ara sınıflardaki öğrenciler daha büyük zorluklar yaşadılar. Her vakıf üniversitesinde okuyan öğrencinin maddi durumu iyi olarak düşünülmesin. Aileler birçok fedakârlık yaparak çocuklarının iyi şekilde eğitim alabilmeleri için kendi yaşadıkları şehirleri tercih ediyorlar. Başka vakıf üniversiteleri farklılıklar gösterebilir ama kendi okulumdan örnek verecek olursam öğrenci profili olarak bir devlet üniversitesi öğrenci profilinden çok farklı değildi.
BM Dergi: Maddi manevi kayıplarınız nelerdir?
BG: Uzun süreli belirsizlik, evrakların tesliminde geçen uzun süreler bizi çok mağdur etti. Bu süreçte maddi ve manevi kayıplar yaşadık. Sadece öğrenciler değil aileleri ve eğitimciler de mağdur edildi. Hocalar ve okulda çalışan diğer görevliler maaşlarını alamadılar, tazminatlarını dahi alamadan işsiz kaldılar. Bizim maddi kayıplarımız olsa da asıl manevi açıdan kayıplar yaşadık çünkü belirsizlik insanı çok zora sokuyor; 3 – 4 ay boyunca sürdü ve bu sürede hem biz hem de ailelerimiz psikolojik olarak çöküntü yaşadık. Bu süreçte öğrenciler ve aileler ile ilgilenen ve YÖK ile devamlı iletişim halinde olan Bursa Milletvekili Dr. Ceyhun İrgil’e teşekkür ediyorum. Başta Sayın İrgil olmak üzere süreci yakından takip edip hızla ilerlemesi için çaba harcayan tüm milletvekillerine saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
YG: Benim için en önemli kayıp “zaman” oldu. Okulum kapatıldıktan sonra garantör üniversiteye aktarıldık. Garantör üniversite yaz okulunda aldığımız dersleri tamamlayabilmemiz için tek sınav hakkı verdi. Sınava gireceğim derslerin hocalarıyla görüştüm. Hocalarla görüştükten sonra sınava girsem bile yeni okulumda dersleri tekrar almam gerekebileceğini öğrendim.

Tek ders sınavına bir gün kala YÖK’ün yaptığı açıklamaya göre yaz okulu ücretlerinin geri talebi hakkı verildi. Bu nedenle sınava girmekten vazgeçip il defterdarlığına dilekçe vererek yaz okulu için yatırdığım parayı geri talep ettim çünkü, sınava girenler yaz okulu parasını geri talep edemiyordu. Benim aldığım derslerden sınava giren kimse başarılı olamadı. Henüz yaz okulu için yatırdığım parayı geri alamadım. Yaz okulunda gördüğüm dersleri hiç almamışım gibi yeni kayıt olduğum okulda tekrar almak zorunda kaldım.

Ayrıca yeni okulum yaz okulunda aldığım dersler için yeniden para yatırmamızı istedi. Okulum benden tam yıl ücreti talep etti ancak YÖK ve Bursa Milletvekili Sayın Ceyhun İrgil ile görüşmelerimden sonra ödemem gereken ücret yarım dönem olarak netleşti. Bu arada hiçbir öğrencinin sorusunu cevapsız bırakmayan özellikle telefonla arayarak bilgilendiren Sayın İrgil’e ayrıca teşekkür ediyorum.

BM Dergi: Haksızlık ve düzensizliklerin olmaması için nasıl bir süreç işletilmeliydi?
BG: Bu süreçte üniversitelerin kapatılması yerine üniversite yönetiminin değiştirilerek YÖK tarafından belirlenmesi gerekiyordu. Devlet üniversitelerinde nasıl rektöründen memuruna kadar herkes görevden alınabiliyorsa vakıf üniversitelerinde de aynısı yapılmalıydı. Okulu kapatmak yerine suçlu olanların görevden alınması öğrencilerin mağdur olmasını engelleyebilirdi. Yurtdışında üniversiteye devam eden arkadaşlarımız olduğu gibi eğitim hayatını bitirmek zorunda kalan arkadaşlarımız da oldu. Ben şu an Yaşar Üniversitesi 3. sınıf öğrencisi olarak eğitim hayatıma devam ediyorum. Yeni üniversitemde herhangi bir sorunla karşılaşmadım ve bizleri kendi öğrencileri gibi görüp eğitime devam ettiler. Buradan Yaşar Üniversitesi rektörüne ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü hocalarına sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
YG: Ceza sadece üniversiteler, akademisyenler, diğer personeller değil, ayrıca 65.000 öğrenci ve ailelerine de kesilmiştir. Öğrencilerin üniversitelerinden uzaklaştırıp farklı üniversite ve farklı şehirlere yollanmaları çok büyük maddi ve manevi zorluklara neden olmuştur. Bunun yerine üniversitelere kayyum atanarak eğitimimize devam etmemiz sağlanabilirdi. Böylece birçok zorluk ortadan kalkmış olurdu. Plan, program yapılmadan bizleri bilinmez bir yola sürüklediler. Türkiye’de böyle bir şey ilk defa olduğu için akademisyenler, öğrenci işleri ve yönetim ne yapacağını bilmiyordu. Öğrenci işlerinin kapısında yattık desem yeridir. Bizlere maddi ve manevi yönden çok zorluklar yaşattılar.

Ben sadece 65.000 öğrenciden birisiyim. Bu süreci annem sayesinde bir nebze daha rahat atlattım. Benden daha kötü durumda olan veya okul parasını ödeyemediği için okulu bırakmak zorunda kalan arkadaşlarımız da var.

İlginiz için teşekkürler.

BM Dergi